14 Ağustos 2012 Salı

Cocuklarimla Nostalji



Nasilda geldi gecti ömür, ne hizli. Daha dün gibiydi cocuklugum, gencligim... diye düsünüp cocuklarimla anilarimi paylasiyordum. O gün birden aklima onlari eskiden cocukken kardesimle birlikte oyunlar oynadigimiz parka götürmek geldi. Zaten onlarda bir degisiklik istiyorlardi. Annelerinin anlattigi yeri bizzat görecek olmalari onlari heyecanlandirdi. Ne de olsa anneler hep büyüktürler, hic cocuk olmamislardir ya hani...


Hemen kuzularimi arabaya attim. Anneme ugradim. Onu da aldim ve "Anne cocukken bizi oynattigin parka gidiyorum, haydi gel eski günleri yad edelim" dedim. Annem de sevindi. Onun icin de uzun bir aradan sonra eski yerleri gezmek iyi bir nostalji olacakti.



Parka vardik. Orta yerdeki fiskiye cocuklarin cok hosuna gitti. Sumeyra hemen suda yüzmek istedigini haykirdi. Iyiki yüzme ögrendi yani, kendini bazen balik saniyor :)) Onu burada yüzemeyecegini ikna etmem pek kolay olmadi. Havuzun kenarina oturmakla yetindi vesselam.



Parkin cicekleri bile degismemisti. Hala ayni kokuyordu heryer.



En cokta kardesimle oynadigimiz bu cocuk bölümü etkiledi beni. O zamanlar hic aklima gelir miydi bir gün kendi cocuklarimi burada oynarken izleyecegim. Duygulandim, ne bileyim.



Yillar önce annemle oturdugumuz banklarda artik kendim bir anne olarak oturuyordum, annem de bir anneanne olarak.



Cocukken hayranlik duydugum bu degisik gizemli agaclar hala oradaydi ve ben onlari yine hayranlikla izliyordum.



Etrafta biraz el ayak cekilince cocuklara katildim, ne yalan söyleyeyim. Onlarla oynadim, hopladim, zipladim. Ruhum hala cocuk kalmis, hihihi. :)



Kardesimle kum tasidigimiz bu aracin nasil kullanildigini kizima gururla anlattim. Yillar önce elime aldigim bu araci simdi kizim tutuyordu.



Cocuklugumun, o zamanki deyimimle "su fiskiran" parki, cocuklarim icin de güzel bir ani oldu. Annelerinin cocuklugunu canli canli yasadilar. Ve gezilerini hos karelerle noktaladilar.

Hayat bir varsin, bir yoksun, ne demeli.



13 Ağustos 2012 Pazartesi

Bebegimin Rüya Alemi Kadrajimda


Finlandiya´li anne Adele´nin harika projesini bir cok anne bilir. Bebeginin rüya alemini cok basarili sekilde fotograflara yansittigi süper bir fikir gelistirmis.
Benim bebegimin bu ve buna benzer fotograflari da Adele´nin "Mila´s Daydreams" adli blogundan bir esinlenme.










Sizlerde bir göz atin. Hayran kalacaksiniz.



27 Haziran 2012 Çarşamba

Misir Müzesi - Nisan 2012 Projemiz


Nisan ayinda projemizi secmek hakki Muharrem´deydi.





Kendisi eski Misir uygarliklari ile ilgileniyordu ve bu konuyu arastirmamizi arzu etti.




Öncelikle internetten biraz arastirip okuduk. Zaten Muharrem´in oldukca birikimi vardi. Hem kardesini hem beni bayagi bir aydinlatti.

Nitekim annemi de alip söyle güzel bir müze ziyareti gerceklestirdik.





En cok ölülerin kondugu tabutlar ilgimizi cekti. Soguk, tas ve kocaman...


....





....


...



...




Mumyalanmis insan göremedik ama mumyalanmis hayvanlari izledik. Cok enteresan...





Hele su ölü maskeleri cok ilginc. Insanoglu öldükten sonra bile güzel görünmek adina ne cok caba sarfediyor diye düsündük.




...
...



...





Tam ibretlik...





Kuzularim müzenin verdigi etkiden biran önce kurtulmak istediler. Onca mezar, tabut, ölü esyasi vs. görmek pek kolay olmadi, hele de Sumeyra icin.
Ama sonuctan cok memnun kaldilar yine de. Cok sey ögrendiler. Kulakliklar sayesinde de cok bilgi topladilar. Bizzat görerek tecrübe ettiler. Ben de onlarin bu merakini tebrik ettim.






Hosuma giden diger bir konuda cocuklarin müzeye ücretsiz girebilmesi oldu. Hatta aldigimiz bilet toplu bir cok müzeyi gezmemizi sagliyordu. Fakat annem ve cocuklar cok yoruldugu icin gezimizi sadece Misir müzesi ile sinirlandirmak zorunda kaldik.




Bu hos gezimizi harika bir yemekle sonuclandirdik.

Herkese bol bol müzeli günler diliyoruz...





Minik Kinali Eller


Gecenlerde gittigimiz bir kina gecesinde Samar annesi Elif yavrumun eline kina yakti.




Ben bu kinanin tutucagina hic inanmadim. Bebek elindeki kinayi oraya buraya sürecek ve tutmayacak diye düsündüm.




Eve gelince Sumeyra´da tutturdu illaki "elime kina yak anne" diye.




Zaten gec döndügüm geceden hemen yatip uzanmak varken bir de kina hazirlama faslina giristik.




Ve prensesimin gönlünü yaparak eline kina yaktim. O güzel eli sarip sarmaladim. Derken sabah oldu...




Heyecanla uyanan kizim hemen yanima kostu, elini yikadik beraber veeeee....

Iste sonuc... :)


Iki minik kinali el, ne tatlilar ama, canim kizlarim benim. :)



26 Haziran 2012 Salı

"Klasse! Wir singen" - "Harika! Sarki söylüyoruz"


Kizim sinifiyla "Klasse! Wir singen" yani "Harika! Sarki söylüyoruz" projesine katildi.



Sinif ögretmenimiz ayni zamanda müzik egitimi almis birisi oldugu icin cocuklar da bol bol kendisinden yararlaniyorlar.
Bu is Sumeyra´ya da cok yariyor, cünkü müzikte cok iyi bir kulaga sahip.



Yüzlerce cocuk ayni t-shirt´ü giyerek yerlerine gectiler.




Sonra program basladi. Hep bir agizdan onlarca sarki söylediler. Bazilarini ben bile ezberlemistim artik. Ne de olsa Sumeyra durmadan evde ayni sarkilari ezberlemeye calismisti.




Onca cocuk arasinda yavrumu bulmak pek kolay olmadi. Allah´tan ögretmenimiz nerede oturacaklarina dair bir plan vermisti. Bir yandan plana bakarak bir yandan da fotograf makinesi ile zumlayarak yüzlerce cocuk arasindan kizimi buldum. :)




Velodrom adli 360° dönen cukurda bir binada yapildi bu program, enteresen bir yapiydi. Önünden yürüyünce belli olmayan bir bina. Onu görmek icin önce tümsegin üst tarafindaki yola cikmak gerekiyor, garip.



Sevgiler...

24 Haziran 2012 Pazar

Baba Piknigi


En cok sevdigimiz faaliyetlerden birisidir baba ile piknik yapmak.



Cocukca kosup oynarken babamizi da oyunumuza dahil etmek...




Minik bebegim de babasiyla top oynayacagi günlerin hayalini kurarken...



en zevkli is bana düsüyor: esimi ve yavrularimi izlerken dünyanin en mutlu insani olmak...


Herkese mutluluklar dilerim.


Yaz ve Firsatlar



Yaz mevsimi tam bir firsatlar mevsimi...



Gezilmedik park, görülmedik müze, oynanmadik oyun kalmamali... :)