eglence etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eglence etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2015 Cumartesi

Beceriksiz patenciler


En beceremedigimiz spor dallarindan biridir paten kaymak :) Malesef bizim buralarda Türkiye´deki gibi paten hocalarimiz mevcut degil. Sadece kurslara katilanlara hoca var, bizim gibi öyle arada bir ugrayanlara degil. Yavrularim arkadaslari ile birlikte düse kalka ama bol kahkahali bir gün gecirmislerdi taaaa gecen sene Subatta. Onca zamandir bu postu yazmak bugüne nasilb oldu. 

Düstük kalktik, baktik ki bu böyle olmayacak, biz de oyun merkezine gidip oynadik, kudurduk ne yapalim :)

....


 ...


...


...


...


...





18 Mart 2015 Çarşamba

Tek rakamli son yas günü ve Sumeyra

Hayat ne cabuk geciyor demeden alamiyor insan kendini. Daha dün dogmustu oysa. Onu kucagima almistim, "Sumeyra, iyiki dogurmusum seni" diye mutluluk krizine girmistim. Ellerimin arasindaki bu kücük melek bu cümleyi her duydugunda bana gülümsüyordu. 
Bu duygulari yasayali 9 sene olmus meger, ne zaman nasil???...



Vatanina asik Sumeyra´m benden türk bayrakli bir pasta istedi. Bayragin her yerde kullanilmasina karsi olmama ragmen onu kiramadim. 



Davetli arkadaslarina yine her sene oldugu gibi hediyeler hazirladik. Gelen cocuklari da sevindirmek gerekiyor elbette.




Dogum günü partisini yine haftalar öncesinden organize ettim. Tek rakamli yasini dolduran kizim kutlamasini bu sefer kapali bir oyun merkezinde yapmayi tercih etti. 

Öncelikle davetlilerimizle evimizde yemek yiyip, pastamizi kestik. Akabinde hediyelestik. 

Son olarakta en heyecanli kismina geldi sira.... sinirsiz eglenmek...



Cocuklarin hepsini arabama sigdiramadigim icin bir de taksi tuttuk. Pesin sira oyun merkezine gittik.




Bundan sonrasi sadece kudurmaktan ibaretti. Hersey tam planladigim gibi yürüdü. Cocuklar cok memnun kaldilar. 




Bu dogum günü eglencesinden en cok nasiplenenlerden biri de kücük prensesim Elif oldu. Doyasiya eglendi. Büyüklere tas cikardi diyebilirim.




....

.....




.....


....


Bu güzel nese dolu güne Elif´in maceralariyla son verdik. Oyun merkezi kapanana dek her bir yerin tadini cikardik. Elif´im fotografta görülen hareketli araca binince yaptigi sevimli hareketlerle etrafina onlarca insan topladi. Gördügü ilgiden pek bir memnun kalan kücük hanimefendi inmek istemedi, ikinci turu attirdik. 

Sumeyra´min icine sinen, defalarca tesekkür ettigi güzel bir gün yasadik yine.
Genc kiz olma yolunda hizla ilerleyen bu tatli yavrumu mutlu edebildigim icin ben de cok mutlu oldum. Yavrular oyunlarini oynarken ben de canim annemle beraber basbasa güzel bir sohbetin keyfini cikardim. 

Tüm güzellikleri yasatan Rabbime sükürler olsun. 
Rabbim herkesi ömür boyu mutlu eylesin insaallah.


10 Şubat 2015 Salı

Sealife/ Aquadom Balik Dünyasi

Sumeyra, Elif, minik arkadasi M. Emin ve biz anneler hep birlikte Balik dünyasinda bir gezinti yaptik. 
En hosumuza giden kisim ise asansörle baliklarin icinden gecmek oldu. Gerci bu asansör gezisi bize göre biraz kisa sürdü ama yine de icinde bulunmaya degerdi. 



M. Emin ve Elif kosar adimlarla her duraga ugradilar.  




Yerinde duramayan bu iki kuduruk arkadas bizleri de peslerinden sürüklediler.




...


...


Sumeyra kizim da hayranlikla bir sürü balik türünü izledi.




Cocuklarin en ilgisini ceken ise koca bir ahtapot oldu. 
En uzun bu noktada kaldik diyebilirim. 



...



Ziyaretimizin bir bölümünde heryeri aynalarla kapli bir odadan gectik. Aynalar o kadar enteresan dösenmiski yolu bulup yürümekte zorlaniyor insan. 




Elbette bu günün tadini en cok minikler cikardi. Hic kimseyi ve hic bir seyi umursamadan gönüllerince kosturup, kudurup oynadilar. Cocuk olmanin da en zevkli tarafi bu degil mi zaten :)



...




Gezimizin sonunda acikan kücük oburlarimiz vardi artik. Tekrar enerji toplamak icin günümüzü güzel bir yemekle sonlandirdik. 




Elif arkadasini elleriyle doyurmaya calisirken, Sumeyra günün keyfini cikaran kisi, biz anneler de onlarin pesinde kosup aman mutlu olsunlar diye tatli yorgunluklar yasayanlardik.  




Cocuklarla güzel bir gezi alternatifi yakalamak isteyen herkese burayi tavsiye ederim.





14 Ağustos 2012 Salı

Anneanne ile Neseli bir Lunapark Gezisi


Bir cok gezimizde oldugu gibi annecigimi yanimiza alarak yavrularimla güzel bir lunapark keyfi gecirdik.



Onlari eglendirmekten cok hoslaniyorum.



Eglenirken nasilda kendilerini unutuyorlar.



Lunapark veya noel carsilarina gidince en sevdigim ve hemen bir külah aldigim ilk sey kavrulmus karamelli bademlerdir. Mmmmmhhhh onlar ne leziz seyler öyle.



Böyle bir tezgahtan tabiki bos cikamiyor insan.



Yavrucuklarimin da ilk istedikleri tabiki pamuk seker oluyor, bir cok cocukta oldugu gibi.



Cocuklar günün tadini cikarirken canim annemle cay esliginde sohbet ettik bol bol.



Bir sürü eglence aletlerinin zevkini cikardiktan sonra tutturdular bununla da bir tur dönelim diye. Önce biraz tereddüt ettim, acaba korkarlar mi dedim. Özellike Sumeyra kizimin yasi daha kücük, cesaret edemez belki dedim. Ama hic umurlarinda bile olmadi  korku falan. Bindiler, döndüler, indiler. "Anne bir kere daha binebilir miyiz?" diye de israr ettiler. Ah bu cocuklar.



En keyifli eglencelerden birisi de burasiydi. Sanirim bazi yerlerde sisme botla hizla düserken islandiklari icin cok heyecanlandilar, cok keyif aldilar. Bir de tam bir noktada otomatik fotograf cekiyorlar, sanirim orasi icin poz vermekte yavrularima cazib gelmis olmali.



Uzun ve güzel bir günün ardindan bubble tea denen (benim hic sevmedigim) garip ve ne hikmetse cok moda icecekle onlari eve gitmeye zor ikna ettim diyebilirim.

Cocuk olmak böyle birsey; oynamaya doyamamak. Ayakta uyusalar bile hala kudurma pesinde olmak... :)



24 Haziran 2012 Pazar

Baba Piknigi


En cok sevdigimiz faaliyetlerden birisidir baba ile piknik yapmak.



Cocukca kosup oynarken babamizi da oyunumuza dahil etmek...




Minik bebegim de babasiyla top oynayacagi günlerin hayalini kurarken...



en zevkli is bana düsüyor: esimi ve yavrularimi izlerken dünyanin en mutlu insani olmak...


Herkese mutluluklar dilerim.


28 Aralık 2011 Çarşamba

Haydi Jolos Cocuk Dünyasi´na Ziplayalim


Uzun zamandir ablam ve yegenlerimle gezme firsati bulamamistim. Genellikle bulusmalarimiz aile ici ev ziyaretleri ile kisitli kaliyordu. Bu duruma acilen son vermek üzere cocuklari ve canim annemi alarak kapali cocuk oyun alanlarindan birine gittik.



Burasi "Jolos Kinderwelt"- yani "Jolos Cocuk Dünyasi", yavrularimi severek götürdügüm yerlerden birisi. Diger oyun alanlarina nisbetle daha kücük belki ama yetiskilerin birlikte oturabilecekleri imkanlari daha rahat bence.



Cocuklar icin zaten nereye gidildiginden ziyade bir yere gidip oradan keyif almak önemli. Bu sefer de diger zamanlarda oldugu gibi oyun alaninin kapanis saatinin son dakikasina dek ellerindeki firsati degerlendirdiler.




Artik canavarlarin agzinda yutulmaktan tutunda, dev balonun üzerinde ziplamalara kadar kan ter icinde kaldilar. Zaten cocuklarda en cok sevdigim manzara da bu. Mademki onca yolu coluk cocuk demeden asip bir yerlere gidiyoruz, onlarin o günün keyfini sonuna dek cikarlamari gerekir. Ben oyun oynamaktan kipkirmizi olup terleyen cocuklarina kizan bir anne degilim. Bu gibi oyun alanlarinda basima gelecekleri bildigim icin yanimda mutlaka yedek camasirlar bulundururum. En kötü ihtimal camasirlar unutulmussa eger, atlet ve benzeri ic camasirini cikarip üzerine kazagini giydiririm olur biter.



Büyük kuzular böyle candan oynarda benim minik kurabiyem oynamadan eve gelirse olmaz. Onu da dev balonun bir yanina oturtarak ilk oyun alaninda ilk tecrübelerine kavusmasini sagladim tabiki. Ne de hoslanmisti ama yavrum. "Bana ne oluyor anne, hayatimda hic bu kadar ziplamamistim!" der gibi yüzüme bakan minik bebegimi de eglendirmenin rahatligi ile aksamin karanliginda evimizin  yolunu tutmustuk o gün.



Cocuklara ayrilan zamanin uzunlugu degil kaliteli olmasi önemlidir. H.M.


Sevgiler