gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2015 Cumartesi

Beceriksiz patenciler


En beceremedigimiz spor dallarindan biridir paten kaymak :) Malesef bizim buralarda Türkiye´deki gibi paten hocalarimiz mevcut degil. Sadece kurslara katilanlara hoca var, bizim gibi öyle arada bir ugrayanlara degil. Yavrularim arkadaslari ile birlikte düse kalka ama bol kahkahali bir gün gecirmislerdi taaaa gecen sene Subatta. Onca zamandir bu postu yazmak bugüne nasilb oldu. 

Düstük kalktik, baktik ki bu böyle olmayacak, biz de oyun merkezine gidip oynadik, kudurduk ne yapalim :)

....


 ...


...


...


...


...





30 Mayıs 2015 Cumartesi

Gedächtniskirche- "Kirik Kilise"


Tabiri caizse her bir yapita türkce bir isim vermisiz bu gurbet ellerde. Almanlarin Gedächtniskirche diye bildikleri kilise bizde olmus "Kirik kilise". 
Almanya´da yasayan birinci kusak icin her ne kadar buralar gurbet sayilsa da ikinci ve ücüncü kusak icin gurbet kavrami artik gecerliligini kaybetmeye basladi. 
Ben de bu rahatlikla cocuklarima yasadiklari yerleri tanitmak, gezdirmek istiyorum. Iste bu seferki duragimizda bu yüzden bir kilise oldu. 



1895 yillarinda Almanya Imparatoru I.Wilhelm adina yaptirilan bu tarihi kilise 1943 senesinde bir bombardiman esnasinda hasar görür, bir kismi yikilir. Lakin halk bütünüyle yikilmasina karsi cikar ve yani basinda yeni kilise binalari eklenerek bugüne dek anit olarak Berlin´in orta yerinde yerini alir. 

  

Cocuklarin en cok dikkatini cekenlerin basinda bu mum yakilan bölüm oldu. Ne enteresandir ki "Baris icin bir mum yak" gibi bir solganla dünya barisina cagri yapiliyor. Dünyadaki tüm olan biteni yakindan takip eden cocuklarim bu slogana cok güldüler. Bir yandan bati sömürgesi 3. sinif ülkeleri bir yandan da mum yakma gibi kolay bir yöntemle baris saglama büyük bir tezatti dogrusu.




....

 ...




Ilgimizi ceken baska enteresan bir nokta da kilisede tavan süslemelerinde Imparator ve cevresine ait mozaiklerin  olmasiydi. Dini motiflerin siyasi resimlerin arka planinda kalmasi dönemin dini yasantiyi arka planda tuttuklarinin bir isaretidir kanimca. 



Eski kiliseden sonra hemen yanibasinda Eiermann tarafindan yapilan yeni modern binayi da gezdik. Duvarlarini mavi agirlikli görünen bir tür kücük kare camlardan olusturmuslar. 




Heykelin karsisinda yukari katta ise devasa bir orgel bulunuyor. Bu enstrümandan cikacak seslerin tüm binayi inlettigine eminim. 





M. Emin, Sumeyra, Elif ve Muharrem yavrulariyla düzenledigimiz bu güzel geziyi "Europa Center" adli alisveris merkezindeki su saatini izleyerek taclandirdik. 


O günden hatira olarak Sumeyra kizima cizilen kendi portresi oldu. 
Güzel arkadasim Özlem, yavrusu ve benim yavrularimla yine her zamanki gibi bilgi dolu harika bir gün gecirdik.

Buralara yolu düsenlere bizden hatira olsun...





10 Şubat 2015 Salı

Sealife/ Aquadom Balik Dünyasi

Sumeyra, Elif, minik arkadasi M. Emin ve biz anneler hep birlikte Balik dünyasinda bir gezinti yaptik. 
En hosumuza giden kisim ise asansörle baliklarin icinden gecmek oldu. Gerci bu asansör gezisi bize göre biraz kisa sürdü ama yine de icinde bulunmaya degerdi. 



M. Emin ve Elif kosar adimlarla her duraga ugradilar.  




Yerinde duramayan bu iki kuduruk arkadas bizleri de peslerinden sürüklediler.




...


...


Sumeyra kizim da hayranlikla bir sürü balik türünü izledi.




Cocuklarin en ilgisini ceken ise koca bir ahtapot oldu. 
En uzun bu noktada kaldik diyebilirim. 



...



Ziyaretimizin bir bölümünde heryeri aynalarla kapli bir odadan gectik. Aynalar o kadar enteresan dösenmiski yolu bulup yürümekte zorlaniyor insan. 




Elbette bu günün tadini en cok minikler cikardi. Hic kimseyi ve hic bir seyi umursamadan gönüllerince kosturup, kudurup oynadilar. Cocuk olmanin da en zevkli tarafi bu degil mi zaten :)



...




Gezimizin sonunda acikan kücük oburlarimiz vardi artik. Tekrar enerji toplamak icin günümüzü güzel bir yemekle sonlandirdik. 




Elif arkadasini elleriyle doyurmaya calisirken, Sumeyra günün keyfini cikaran kisi, biz anneler de onlarin pesinde kosup aman mutlu olsunlar diye tatli yorgunluklar yasayanlardik.  




Cocuklarla güzel bir gezi alternatifi yakalamak isteyen herkese burayi tavsiye ederim.





14 Ocak 2015 Çarşamba

Sehrin Ortasinda Ciftlik

Sehirde büyüyen cocuklara her zaman acimisimdir. Doganin tüm güzelliklerinden uzak sehir karmasasinda tikilip kalmis kücük dünyalar onlar. Sehrin yogunlugu yetmiyormus gibi oynama alanlari da cok kisitli malesef. 
Cocuklarim bu muzdarip durumdan fazla etkilenmesinler diye onlari vakit buldukca sehrin güzelim doga parklarina ve hayvanlarin bulundugu yerlere götürmeye calisiyorum. Sükürler olsun ki yasadigimiz sehir yesillik ve doga acisindan cok zengin parklara sahip ve her yer yemyesil. Ayni zamanda evimizin arka bahcesi de kocaman ve etraftaki tüm cocuklarin bir arada oynadigi harika bir mekan. Tipki bizim cocuklugumuzdaki gibi arkadasliklar kurarak oyunlar oynuyor ve hayati birbirlerinden ögreniyorlar güzelim arka bahcemizde. 



Yasadigimiz semtin bir avantaji da icinde minik bir ciftlik barindirmasi. Islek caddelerin arasinda itinayla gizlenmis, sihirli minik bir köy sanki. 




Iceri girer girmez cocuklarin verdigi tepki hep ayni "Üfff burasi ne kokuyor!" :)




Elbette sehir cocuklari gübre kokusunu tanimayacakti. Ama artik ögrenme zamani...




Burada güzel olan cocuklarin hayvanlara dokunabilmeleri ve isteyenlerin hayvanlarin bakimini üstlenebilmeleri... Benimkiler simdilik sadece dokunmakla yetindiler. Kimbilir belki bir gün onlarin bakimiyla da ilgilenmek isterler. Seve seve izin veririm...




Ciftligin yan tarafinda kocaman bir oyun alani yapilmis. Burada hersey dogal, hersey odundan, topraktan, cimden, cicekten...




Yavrularimin ve arkadaslari Tugce´nin gönüllerince kirlenmelerini izledim. Toz toprak icinde kosusturmacalarina katildim. Her türlü kudurmaya izin verdim. 





....


Su pompalamaya bayildi yavrum...




....


...


...




Cok hos bir sonbahar günü yasadik hep beraber. Arabalarin egsoz dumanini, sehrin gürültüsünü, insan kalabaligini bir an icin unutmaya calistim. Sadece cocuklarin dogaya saliverilisini ve yesili izledim.

Simdi ilkbahari iple cekiyorum. Daha gezilmeyi bekleyen onca harika doga parki ve yesillikler var sirada...



8 Ocak 2015 Perşembe

Tüm güzelligiyle Vatan...


Vatan her zamanki gibi bu yaz da cok güzeldi, doyumsuzdu, unutulmazdi. 



...

...

...


...




...



...


Güvercinleri cok sevdi yavrularim. Özellikle de insanlarin onlarla kurabildigi iliskiye hayran kalmamak mümkün degildi.


Elif: "Anne bak cami!" :) diye haykirdigi güvercinlerin yem kabi unutulmaz cümlelerimiz arasinda yerini aldi bile. 




Ve de cocuklarin cicekler böcekle savasi görülmeye degerdi. Özellikle de Elif´in balkondan köpeklere ucurdugu baloncuklar :)



3 yasini doldurdu bebegim. Kocaman kiz oldu artik, her ne kadar benim gözümde hala bir bebek olsada. Teyzesinde ona minik bir dogum günü kutlamasi yaptik. Nasil mutlu oldu ama anlatamam. 




Minik ufak tekef de hediyeler aldi. Aslinda büdügünde ona ne kadar güzel dogum günleri hazirlayacagimdan tipki ablasi veya abisinin partileri gibi, o bunlardan habersiz, bu minik kutlama ile bile yetindi. Insaallah Rabbim ömür verir de o günleri de tattiririm yavruma. 




...



Oglumla bu yaz ilk defa yalniz basimiza yani cocuklar olmadan bir Istanbul kacamagi yaptik. Harikaydi. Yanimda kocaman güclü bir delikanli vardi. Artik sirtim yere gelmezdi hani. Kendimi öyle iyi hissediyordum ki. Kara yagizim 15 yasini dolduracakti yakinda ve kendisini annesini koruyabilen yigit bir erkek olarak görüyordu. Cok tatliydi yavrum, ona kocaman ve güclü oldugu duygusunu yasatmak icin elimden geleni yaptim. Nitekim basarili da oldum. 




Bu sene anneme ilk defa bir dogum günü sürprizi yaptim. O da kizimla ayni ayda dogmustu ve aslinda benim yavrumdan hic bir farki yoktu. Neden olmasin dedim, bir kere de o kendisini cocuk gibi hissetsin. Yasli bir insanla bir cocuk arasinda ne fark vardi ki. Onun gözlerinin icinin güldügünü görmek, hep onun bize degil de bir kere de bizim onu düsünüp bir seyler yapmamiz onu nasilda heyecanlandiriyordu. Onu mutlu etmek icin minicik bir organizasyon yetmisti. Buna benzer dogum günü haricinde, baska sürprizleri ona daha önceleri de yapmistim ve her defasinda bir cocuk gibi heyecanini izlemistim. 




...


...



...

Tatiller, bayramlar, eglenceler en cok da cocuklara iyi geliyor diye düsünüyorum. Sonuna kadar tadini cikariyorlar, kural mural dinlemiyorlar, iyi de ediyorlar hani. Ne de olsa büyüyünce hayat her zaman bu kadar güzel olmuyor malesef. 




...



Hayatta en cok sevdigim seydir sevdigim insanlarla, misafirlerimle sohbet anlari ve unutulmaz cay keyifleri. Ramazan bayramimiz da tam bu tadda gecti dogrusu. Bahcemiz bizleri ziyarete gelen misafirlerimizle dolup tasti, cok tatli bir yorgunlukla beraber acayip keyifli cayli yemekli sohbetlerimiz oldu, tam bana göre...




Yazin ortasindan buz pisti iyi bir fikir bence...Oh onca sicaktan serinlige davet gibi... Elif´in patenleriyle mücadelesini cok övdü ögretmeni, bayildim. 



Sumeyra önceleri kenarlardan yardim alarak daha sonra bayagi ilerletti kayma isini. 




...


...


Istanbul´da sayisiz gezilerimde Galata Kulesi her zaman plan disi kalmisti. Bu sene bu ziyareti gerceklestirdim. Muhtesem manzara esliginde Istanbul´u bir de buradan tadmak tarifsiz güzel...




...



...
...




...

...


Hele bir de bu manzara esliginde cay varsa...




...



Cok hos bir tatil malesef yine sona ermisti. Bir dahaki sefer nasib olur mu olmaz mi bilinmez lakin vatanin kiymeti kaybedince veya hasret kalinca biliniyor bu bir gercek...