Bu aralar islerim oldukca yogun. Bu yüzden yazilarim durmadan gecikiyor. Bugün yazmak istediklerim ramazan bayrami ile ilgili. Bu sene bayram hediyelerinde bir degisiklik yaptim, 3 günlük bayrama 3 hediye hazirladim. Iki yavrum icin toplam 6 hediye. Hediyeleri kadir gecesi hazirlayip holde yavrularin iyice görüp heveslenecekleri bir yere yerlestirdim. Tabiki kuzular hediyeleri görünce hemen acmak istediler. Eee ramazan ayi sabir ayi degil mi? Onlari yanima alip önce kadir gecesinin anlamini ögrettim, sonra özellikle ramazan da sabretmek gerektigini.
Zorlandilar, dayanamadilar amaaaa anne bütün bunlari görmezden gelince mecburen bayrami beklediler.
Bayrama büyük bir heyecanla adim atan yumurcaklar hemen hediyelerini acmak istediler, ne de olsa 3 gündür sabrediyorlardi. :)
Ben onlara her bayram günü icin bir hediye secebileceklerini söyledim. Bunun akabinde biraz protestoya ugradim tabiki ama eli mahkum sabretmeye devam dediler :).
Derken 1. gün hediye paketlerinin icinden en büyük olanini sectiler, hani büyük pakette en degerli hediye vardir düsüncesi ile.
Yavrularima bu vesile ile ön yarginin insani nasil aldattigini ögretmeye calistim. Dis görünüse göre karar vermemeli hic bir zaman. Yani büyük paket degerli hediye demek olmayabilir.
Kafalari karisti ama yine de büyük paketleri sectiler.
Bayramin ücüncü günü en kücük paket hediyeler acilinca en degerli hediyelerin kücük paketlerde gizli oldugunu gördüler ve ön yargili davranip dis görünüse göre karar vermenin dogru karar olamayacagini iyice ögrendiler, anladilar.
Simdi kurban bayramini iple cekiyorlar. Bakalim gecen bayramdan ögrendilerini nasil uygulayacaklar :)
Sabirli Günler...

Cocuklar bu filme bayildilar. Izlerken cooook eglendik.
Kisin soguk bir aksamini böylece keyfe dönüstürdük.
Baska bir gün kuzularim disarda fazla oynama imkanlari olmadigi icin evde kendi kendilerine mini golf sahasi hazirladilar. Evde ne var ne yok kullandilar. Böyle fikirler ürettikleri zaman onlarla gurur duyuyorum.
Oglum okulda cani ders yapmak istememis belli ki, düsünmüs tasinmis bu kalem tutacagini hazirlamis. Dersi kendi kendine kaynatan yavru kücük bir siseye eldivenini gecirerek kalemlerini parmak aralarina tutusturmus. Eve gelince ilk isi bu bulusunu heyecanla benimle paylasmak oldu.
Baska bir gün yine "kendi kendimize bir sey üretmek istiyoruz" diye beni ikna ettiler. Internette arastirmalar sonucu TV cerez ve kumanda kutusunu yapmaya karar verdiler.
Önce bir kac karton ve plastik bardaklar bulduk.
Sonra bir tane misir gevregi kartonunu sekildeki gibi kesip kücük kutucuklari icine yerlestirdik.
Derken kutumuzu gazete kagidi ile kapladik ve kendimize cok fonksiyonlu bir TV keyif kutusu hazirladik.
Kutu hazirlaninca sira keyifle TV izlemeye geldi.
Baska bir gün benim kücük profesörler mikroskopla calismak istediler.
Evde incelemedik bir sey kalmadi.
Tükürükten tutunda saclarina kadar inceleyip tüm sonuclari benimle paylastilar.
Mikroskobun kendi cantasina ait inceleme camlarinda en ilgilerini ceken sinek bacagi oldu.
Labaratuvara cevirdikleri cocuk odasini toparlamak yine bana düstü tabi.
Arada sirada kuzenleriyle vakit gecirdiler. Cok kisitli zamanim icerisinde onlari arkadaslariyla cok fazla görüstüremedim.
Yogunlugumuz devam ederken bir aksam üstü oglumun sinifina ait bir gösteri düzenlendi. Bir kac saat de olsa nefes alma imkani buldum bu sayede. Oglum ve arkadaslari noel programi hazirlayip velilere sundular. Onunla gurur duydum.
Yine kosusturmacam devam ederken kizimin genel doktor kontrolünü gecirmemeye gayret ettim. Hem sagligini hemde yasina göre gelisimini muayene ettiler.
Her zamanki gibi doktorumuzu beklerken kizim oyuna daldi.
Duvardaki oyunlari degerlendirdi.
Traktörü sürdü...
Derken doktorumuz geldi. Muayeneye basladi.





Bazen desarj olup nefes nefese kalacaklari kapali oyun merkezlerine gittik.
O gün sanirim 6 saat oynadilar. 
Zipladilar, kudurdular... :)











Daha sonra rololunun üzerine yapistirdigimiz kamisin icinden ip gecirdik. Ipin iki ucunu odanin muhtelif yerlerine bagladik. 