19 Aralık 2010 Pazar

GÜZEL KIZIMIN 5. YASI

Yavru kizim bundan 5 sene önce 29 Kasimda dünyaya geldi. Ona her baktigimda o minicik güzeller güzeli bebekligi ve hastane anilarimiz geliyor aklima...

Bu sene kizima seker hamurundan kurabiyeler hazirladim.

Kizimin sayesinde ilk defa denemis oldum bu güzel kalpli seker hamurlu kurabiyeleri...

Her bir büyüklü kücüklü hazirladigim kurabiyeleri özenle sarip kirmizi kurdale ile hediye haline getirdim...

Ve her birini servis kabina alip dogum günününde afiyetle tadmak icin hazirladim...

Sumeyra yavruma isminin harflerinden olusan özel kurabiyeler hazirladim, cok sevindi...


Kutlama icin kendi fotograflarindan olusan özel pastasi ve kurabiyeleri hazirdi artik...
Pastamizin üzerine yerlestirdigimiz fotografli sekerlemeyi cok sevdigim arkadasim Serra hazirladi; kendisine zahmetinden dolayi cok tesekkür ediyorum...


Bu sene kizimin dogum gününü kendi kresimizde kutlamaya karar verdik...
Aslinda kizim kutlamayi evde yapmak istemisti ama ben kres daha genis ve rahat oldugu icin oyunlarinin daha keyifli gececegine onu ikna ettim...
Bu sene dogum günü konusu olarak Tinkerbell´i sectik. Kizimin pastasi, oda süslemeleri, hediye paketlerimiz, prenses basliklarimiz, posetlerimiz, tabaklarimiz, bardaklarimiz, pecetelerimiz, masa örtümüz ve daha nice kullandigimiz herseyi bu güzel yesil elbiseli peri kizi Tinkerbell temali kullandik...

Yavrumun ögretmeni kutlamamizin basinda bizimle biraz vakit gecirdikten sonra onu eve ugurladik. Ögretmenimize de sinifta ayri kutlama yapmasindan dolayi cok tesekkür ediyoruz...


Veee dogum günümüz basladi....


Artik ver elini oynamak, kudurmak...


Saatlerce cesitli oyunlar oynayan yavrular heyecanla pastanin kesilecegi ani beklediler...


Derken pasta ve mumlarin vakti geldi cattiiiii...


Bas rollerde oynayan Sumeyra her anin tadini doyasiya cikardi...



Hep birlikte ona dogum günlerinin klasiklesmis sarkisini okuduk ve resmen 5. yasina ayak basmasini onayladik :) ...



Sonra pastamiz kesilirken her yavru pastanin üzerindeki Sumeyra fotograflarindan yemek istedi, her biri bir resime isaret etti ve o parcayi afiyetle yedi...


Sanirim dogum günü kutlayanlarin en sevdigi anlardan biri olan hediyelere geldi sira...


Hediyeler bir bir ardina verildi ve yanaklara öpücükler konduruldu...


Kizim bol bol öpücük dagitti :) ...


En son anne baba hediyesine sira geldi...
Uzuuuun zamandir isteyip durdugu bir hediyeye kavusacagindan haberi yoktu...

Veee... sonunda sevdigi hediyesine kavustu: Nintendo DSi...
Artik abisinin Nintendosunu paylasmak zorunda kalmayacakti...


Hello Kitty ve Tinkerbell agirlikli hediyelerimiz eve tasindi ve her biriyle teker teker oynanmaya baslandi bile...


Bir kac gün evde sadece dogum gününün nimetleri kullanildi :)...

Aaa unutmadan hediyelerimiz arasinda fotografini cekmeyi unuttugumuz ama sonradan aklimiza gelen Hello Kitty´de var... Öyle herhangi bir Hello Kitty degil bu; neden mi?
:) Cünkü evdeki cooook degerli minik Hello Kitty´mize abla olarak geldi de ondan cok degerli...
Abla kardes yatagimizin kösesinde coktan yerlerini aldilar bile, onlarsiz bir uyku düsünülemez... :)

Eee minik arkadaslar hediye getirirde biz onlari eve bos gönderirmiyiz...
ASLA!
Biz de her dogum gününden sonra oldugu gibi her bir misafirimize minik hediye ve sekerlemelerle doldurgumuz birer poset hediye ettik. Bu sayede herkes memnun bir sekilde evine ugurlandi...
Bir daha ki sene 6. yasi kutlamak üzere bulusmak ümidiyle minik arkadaslar...
Balli kizima Allah´tan sihhat, afiyet ve hayirli ömürler diliyorum...

12 Aralık 2010 Pazar

Minik Papatyamin Anaokulu Baslangici

12.12.2010

Dünyalar güzeli papatyam bu sene Eylül ayinda anaokuluna basladi. Burada anaokulu egitimini ilkokullar degil kresler vermekte. Dolayisiyle kizim kendi kresinde anasinfina gecmis oldu.


Almanya´da kres, anaokulu ve ilkokula baslayan yavrulara "Zuckertüte" veya "Schultüte" adi verilen yukarda resmi görülen süslü külahlar hediye edilir. Bu külahlar cesitli minik hediyeler ve sekerlemelerle doldurulur. Iste benim yavrumunda ilk "Schultüte"si bu kelebekli olani.



Anasinfindaki diger yavrularda hediyelerini aldilar ve hep birlikte harika bir gün gecirdiler.




Her cocuk kendine ait bazi hediyeleri acti ve arkadaslariyla paylasarak oynadi.

Onlar artik okula bir yil kala oynamanin keyfini iyice cikardilar.

Kizlarin en favori rengi yine vazgecilmez pembeydi tabiki...
Insaallah yaz tatilinden sonra ilkokul heyecaninida yasamamiz nasib olur.

Kresten eve gelince evdede kizimi güzel hediyeler bekliyordu.


Heyecanla tüm hediylerini acti.

Annesi, babasi, abisi ile minik papatyam sevincini paylasti...
Hediyeler birbir ardina acildi...



Hediyelerini acarken yavrumun heyecani bizi de sardi...



Bizlerde sanki anaokuluna baslayacakmisiz gibi hissettik kizimin sayesinde...

Bu minik güzel lillifee cantamiza ait birde kalem cantamiz var ama onu anaokulunda biraktigimiz icin fotografi eksik...
Yavrumun cok sevdigi oyun hamuru, pembe lego taslarini da unutmadik...
Ayni zamanda yatarken kucaklayabilecegi yumusacik ortasinda bebegi olan güzel bir yastigi da uyku hediyesi olarak düsündük.
Veee kres ve anasinifinda isleyecegi her kagidi arsivleyebilecegimiz harika bir lillifee dosyasi hediyeler arasinda yerini aldi...Simdi de büyük hediye külahimizin icinden neler neler ciktigina bir göz atalim... bazilarini sayalim...


Cok sevdigi at, pony oyuncaklari...


Hello Kitty vazgecilmezleri...


Lillifee prensesine ait takilar...


Lillifee ayna, tarak, toka, ilk cikan disini koyacagimiz dis kabi, makas, prenses damgalari, boncuk kutusu, potakal aromali lillifee sarki cd´si...



Yine lillifee kolluk, dudak kremleri, losyon...



Kalemler, sekerler, cikolatalar, puzzle, slimy, okul öncesi egitim defteri...



Bu kadar sevdigi hediyeden sonra hepimiz bir öpücügü hakettik...
Kücük kizima, papatyama bir ömür boyu basarilar diliyorum. Dilerim üniversite mezuniyetini de ayni heyecanla kutlamamiz nasib olur.
Canim kizim benim...

30 Kasım 2010 Salı

Oglum 11 Yasinda...

30.11.2010 Sali

Tatli oglum artik 11. yasini doldurdu. Hayat ne kadar da hizli geciyor.
Yavrumun dogum günü aslinda 03.10. tarihinde ama yogun hayat bir türlü yazmama firsat vermedigi icin ancak bugün bir kac cümle yazma sansini elde ettim.


Bu sefer dogum gününü kendi kresimizde kutladik. Sagolsun mutfakta calisan hanimlar yavruma ve arkadaslarina cocuk menüsü hazirladilar.


Okuldan gelen ve kurt gibi acikan cocuklar afiyetle karinlarini doyurdular.

Her sene oldugu gibi bu sene de ogluma dogum günüde hangi temayi kullanalim diye sordum. Milli takim haricinde futbol meraki olmayan yavrum erkekligi tutmus olacak ki futbol temasini secti. Eee bana da futbol sahasini pastaya islemek düstü tabiki.

Yemeklerini yiyen yavrular sekerlemelerin tadini cikardilar.

Mümkün oldugunca her yeri futbolla ilgili süslerle süsledik.


Daha sonra kudurma, ziplama, yastik savaslari... gibi oyunlar devreye girdi.

Pastanin üzerindeki futbolculari hazirlayana dek canim cikti desem yeridir. Hic bir pastada bu kadar zorlanmamistim. Neden mi? Seker hamurumu hazirladigim her zamanki marshmallow´lari hic bir yerde bulamadim. Genellikle marshmallow´lar helal olmayan jelatinden üretildigi icin baska bir alternatifte alamadim, derken bana pastayi badem ezmesi ile kaplamak ve dekore etmek düstü. Bu hicte kolay olmadi. Malesef ne istedigim renkleri kullanabildim ne de ümid ettigim sonuca vardim.


Neyse pasta macerasi bir yana cocuklar kudurma oyunlarinin disinda sakin oyunlarla kendilerine geldiler, nefes aldilar.


Kresin havasindan midir nedir bilinmez, bir uslandilar bir uslandilar... masaallah...


Burasi da kutlama yaptigimiz odanin kapisi...



Eee gelen misafirler partinin nerde oldugunu kolayca bulsunlar degil mi? Gerci müzik sesini de takip edebilirlerdi ama :)


Günün sonunda sira en heyecanli bölüme geldi.... Hediyeleeeer...


Her paket bir bir acildi, oglum her arkadasini bir bir kucakladi, tesekkürler etti.


Paketleri actikca arkasinda kocaman yigin olusmaya basladi.


Bu da ben ve babamizdan... Ne zamandir isteyip durdugu dokunmatik cep telefonu...

Simdi sira pasta kesmekteeee...


Iyiki dogdun yavrum... Iyiki renklendirdin dünyami birtanem benim...


Iste günün sonunda yavrunun hediyeleri... Güle güle kullan balli kuzum...
Nice uzun ve hayirli bir ömür dilerim yavrum...

16 Ekim 2010 Cumartesi

Bir bayramdan ögrendiklerimiz

16.10.2010 Cumartesi

Bu aralar islerim oldukca yogun. Bu yüzden yazilarim durmadan gecikiyor. Bugün yazmak istediklerim ramazan bayrami ile ilgili.
Bu sene bayram hediyelerinde bir degisiklik yaptim, 3 günlük bayrama 3 hediye hazirladim. Iki yavrum icin toplam 6 hediye. Hediyeleri kadir gecesi hazirlayip holde yavrularin iyice görüp heveslenecekleri bir yere yerlestirdim. Tabiki kuzular hediyeleri görünce hemen acmak istediler. Eee ramazan ayi sabir ayi degil mi? Onlari yanima alip önce kadir gecesinin anlamini ögrettim, sonra özellikle ramazan da sabretmek gerektigini.
Zorlandilar, dayanamadilar amaaaa anne bütün bunlari görmezden gelince mecburen bayrami beklediler.
Bayrama büyük bir heyecanla adim atan yumurcaklar hemen hediyelerini acmak istediler, ne de olsa 3 gündür sabrediyorlardi. :)
Ben onlara her bayram günü icin bir hediye secebileceklerini söyledim. Bunun akabinde biraz protestoya ugradim tabiki ama eli mahkum sabretmeye devam dediler :).
Derken 1. gün hediye paketlerinin icinden en büyük olanini sectiler, hani büyük pakette en degerli hediye vardir düsüncesi ile.
Yavrularima bu vesile ile ön yarginin insani nasil aldattigini ögretmeye calistim. Dis görünüse göre karar vermemeli hic bir zaman. Yani büyük paket degerli hediye demek olmayabilir.
Kafalari karisti ama yine de büyük paketleri sectiler.
Bayramin ücüncü günü en kücük paket hediyeler acilinca en degerli hediyelerin kücük paketlerde gizli oldugunu gördüler ve ön yargili davranip dis görünüse göre karar vermenin dogru karar olamayacagini iyice ögrendiler, anladilar.
Simdi kurban bayramini iple cekiyorlar. Bakalim gecen bayramdan ögrendilerini nasil uygulayacaklar :)

Sabirli Günler...