18 Nisan 2010 Pazar

Yeniden Merhaba ve Gecen Aylarin Özeti...

18.04.2010 Pazar


Uzuuuuun bir aradan sonra yine yazabiliyorum cok sükür. Ayri kaldigimiz süre icinde kendi isimi kurdum. Uzun vadeli geceli günlü calismalarin sonucunda hayatimiz yeniden rayina oturmaya basladi. Bunca zaman sonra anlatacak cok sey birikti elbette. Yogun ve yorgun günler birbirini kovalarken cocuklarimi cok fazla ihmal etmemeye calistim. Sizlerle arsivleyebildigim kareleri paylasmak isterim.



Kisin sogugunda icimizi isitacak harika bir film izledik:
"Küss den Frosch"Cocuklar bu filme bayildilar. Izlerken cooook eglendik.Kisin soguk bir aksamini böylece keyfe dönüstürdük.Baska bir gün kuzularim disarda fazla oynama imkanlari olmadigi icin evde kendi kendilerine mini golf sahasi hazirladilar. Evde ne var ne yok kullandilar. Böyle fikirler ürettikleri zaman onlarla gurur duyuyorum.

Oglum okulda cani ders yapmak istememis belli ki, düsünmüs tasinmis bu kalem tutacagini hazirlamis. Dersi kendi kendine kaynatan yavru kücük bir siseye eldivenini gecirerek kalemlerini parmak aralarina tutusturmus. Eve gelince ilk isi bu bulusunu heyecanla benimle paylasmak oldu.

Baska bir gün yine "kendi kendimize bir sey üretmek istiyoruz" diye beni ikna ettiler. Internette arastirmalar sonucu TV cerez ve kumanda kutusunu yapmaya karar verdiler.

Önce bir kac karton ve plastik bardaklar bulduk.
Sonra bir tane misir gevregi kartonunu sekildeki gibi kesip kücük kutucuklari icine yerlestirdik.


Derken kutumuzu gazete kagidi ile kapladik ve kendimize cok fonksiyonlu bir TV keyif kutusu hazirladik. Kutu hazirlaninca sira keyifle TV izlemeye geldi.


Baska bir gün benim kücük profesörler mikroskopla calismak istediler.

Evde incelemedik bir sey kalmadi.Tükürükten tutunda saclarina kadar inceleyip tüm sonuclari benimle paylastilar.Mikroskobun kendi cantasina ait inceleme camlarinda en ilgilerini ceken sinek bacagi oldu. Labaratuvara cevirdikleri cocuk odasini toparlamak yine bana düstü tabi.


Arada sirada kuzenleriyle vakit gecirdiler. Cok kisitli zamanim icerisinde onlari arkadaslariyla cok fazla görüstüremedim.

Yogunlugumuz devam ederken bir aksam üstü oglumun sinifina ait bir gösteri düzenlendi. Bir kac saat de olsa nefes alma imkani buldum bu sayede. Oglum ve arkadaslari noel programi hazirlayip velilere sundular. Onunla gurur duydum.

Yine kosusturmacam devam ederken kizimin genel doktor kontrolünü gecirmemeye gayret ettim. Hem sagligini hemde yasina göre gelisimini muayene ettiler.


Her zamanki gibi doktorumuzu beklerken kizim oyuna daldi.
Duvardaki oyunlari degerlendirdi.Traktörü sürdü...Derken doktorumuz geldi. Muayeneye basladi.
Doktora gidince en hosuma giden sey cocukla cocuk olan doktorumuz ve de heyecanlanan yavrulardir.
Sükürler olsun kizim her sekilde cok saglikli ve de yasinin üstünde bir gelisim gösterdi. Bu sonuc beni cok mutlu etti ve o yogun günlerimde bana rahat bir nefes aldirdi.
Kizim o gün bugündür kendi doktor cantasiyla bizi muayene ediyor. :)
Son zamanlarda artik kizima degisik degisik sac modelleri uyguluyoruz. Her gün yeni bir sac modeli ile krese gidip sevincini ögretmenleri ve arkadaslariyla paylasiyor.
Onca isimizin arasinda hamur isine de zaman ayirdik tabiki. Minik kizim ve arkadasi beraber nefis bir börekler hazirladilar.
Iste kizim ve arkadasinin ilk böregi mmmmmhhhhhh.... :)
Arada bir benim yoklugumu fazla hissetmemeleri icin kuzenleriyle oynayip heryeri birbirine katmalarina izin verdim. Bazen desarj olup nefes nefese kalacaklari kapali oyun merkezlerine gittik. O gün sanirim 6 saat oynadilar. Tirmandilar, kaydilar, kostular, bagirdilar, cagirdilar...
Zipladilar, kudurdular... :)
Biz anneler de cafe de oturup uzunca muhabbet etme imkani bulduk.

Bu Kim Possible pastamizda kizimin kresten ayrilmasi anisina hazirladigim yas pasta. Kizim 3. aydan itibaren kendi actigim cocuk kresine basladi. Ögretmenleri ondan ayrilirken cok üzüldüler ve kendisine cok güzel ve anlamli bir veda partisi düzenlediler. Bizde onlara ufak hediyeler aldik ve vedalastik. Emekleri icin kendilerine cok cok tesekkür ediyorum.
Yine gurur duydugum anlardan birisini oglumun sayesinde yasadim. Okulda paskalya bayrami icin gösteri hazirladilar. Bizim sinifimiz da cesitli kücük enstrümanlar esliginde bir davul sov hazirladilar. Davulun basinda oglumun oturmasi beni daha da gururlandirdi tabiki.

31 Ocak 2010 Pazar

Ödüller icin tesekkürler...

31.01.2010 Pazar



Bu iki güzel ve anlamli "Günes isigi" ve "Cocuk Ruhu" ödüllerini "Mutlu Cocuklar" adli blogunu izlemekten cok keyif aldigim iki tatli yavrunun annesi olan sevgili Ayse hanimdan aldim. Benim blogumu bu ödüllere layik gördügü icin kendisine cok tesekkür ediyor, yavrulari ile sicacik aile ortaminda daima mutlu kalmalarini Allah´tan diliyorum.

Sanirim ben de bu ödülleri baska arkadaslara devam iletmem gerek. Bence vakit ayirip yüregini hic tanimadiklari insanlara acan herkes sadece cesaretinden ve emeginden dolayi bile bir cok ödülü haketmistir.
Ben de bu iki güzel ödülü yavrularinin hayatlarini bizimle paylasan ve gerek yorumlarla, gerek izleyerek bizleri destekleyen güzel annelere hediye etmek istiyorum.


Hepinize sevgiler...

15 Ocak 2010 Cuma

Kasif Oglum

15.01.2010 Cuma

Gecenlerde düsündümde cocuklara firsat verilince neler neler ortaya cikarabiliyorlar. Yeterki onlari destekleyen ebeveynleri olsun.
Benim yakisikli kasif oglum kendi kendine üretmeyi cok sever. Bu hobisine gecenlerde bir ürün daha ekledi.

Yavrularimi iyi vakit gecirmeleri icin bir sosyal faaliyet merkezine götürdüm. Ben de yine isimin pesine düstüm. Aksama yavrularimi alirken oglumun elindeki garip cd ler dikkatimi cekti.

Daha ben sormadan hemen elindekileri tarif etmeye basladi. Meger kuzum günes enerjisi ile dönebilen cd ler elde etmis.

Cd lerin dönen bölümlerini de elinden geldigince süslemis.
Simdi evde oglumun odasinda iki günes enerjisi takviyeli kendi kendine dönebilen cd lerimiz mevcut. Bu yeni kesfimizi rafimizda o gün bugündür sergiliyoruz. :)

7 Ocak 2010 Perşembe

Oyun: Teleferik

07.01.2010 Persembe

Yavrularimla degisik bir oyun denemek istedik. Teleferik yapmaya karar verdik. Bunun icin gerekli herseyi bulduk bulusturduk.
Öncelikle kücük rololarimizin üzerine resimler vs. cizdik.

Herkes kendi rolosunu hazirladi.


Oglusum her zamanki gibi "coooool" tarzindan vazgecmedi.
Daha sonra rololunun üzerine yapistirdigimiz kamisin icinden ip gecirdik. Ipin iki ucunu odanin muhtelif yerlerine bagladik.


Ipin bir ucunun biraz yüksek bir yere baglanmasina dikkat ettik. Ne de olsa teleferik asagiya süzülmekte zorlanmamali...
Hazir olan teleferiklerimizin icine minik oyuncaklar, birbirimize yazdigimiz mesajlar ve minik resimler koyarak bütün gece keyifle yüklerimizi birbirimize yolladik.
Yavrularim günlerce teleferikleriyle oynadilar. Bu mütevazi oyuncaklari kaldirmama müsade bile etmediler.

26 Aralık 2009 Cumartesi

Kapi Resimleri

26.12.2009 Cumartesi

Bizim buralarda malesef bayramlar cok buruk ve sönük gecer. Cocuklarimiza kendi örf ve adetlerimizi ögretmek icin elimizden geleni yapariz ama toplum olarak ayni coskuyla bayramlari veya özel günleri yasamak bir baska. Ben de yavrularimla bayram gelince mutlaka evimizi süsleriz ve dis kapimiza bayram mesaji iceren resimler hazirlayip asariz. Bu kurban bayraminda da ayni seyi uyguladik, oglumla ve kizimla kurban bayrami resimlerimizi kapimiza astik.

Kizim hizini alamayak dergisinden kesip dogradigi resimciklerle baska bir pano daha olusturmak istedi. Biz bu cici resimlere dünyanin en güzel sanat eserleri adini veriyoruz, tamam mi?

14 Aralık 2009 Pazartesi

Kizimin 4. Yas Günü

14.12.2009 Pazartesi

Minik papatyamin dogum gününü 29 Kasim günü buruk bir sekilde kutladik. Aylardir bugünü bekleyen kelebegimi hayal kirikligina ugratmamak icin dilegini yerine getirdim.


Öncelikle isteklerinden birincisini gerceklestirdik. Prenses elbisesi. Onca pembe ve eflatunlu elbiseden sonra bu seferki prenses elbisesini bordo tercih ettik.

Minik kelebegim cok mutlu oldu. Kelebekler gibi ucustu bütün gün.

Aslinda bir cok minik arkadasini cagirmak istemisti ama buruk bir günde kalabaliktan ziyade daha sade bir dogum günü kutlamamiz gerektigini anlattim kendisine. Sadece abisi ve kuzenleri ile eglendi.Oynadilar, costular, küstüler, baristilar...
Zipladilar, heyecanlandilar, sevindiler...



Bayagi bir yorulduktan sonra sira artik dogum günü pastamiza geldi. Uzun ugraslar sonucu elde ettigim seker hamuru tarifinden sonra kizima hayalindeki Hello Kitty pastasini hazirladim.

Kizim uzun zamandir hayalindeki pastaya kavustugu icin sevincten uctu.

Hersey kendisine özel ve istedigi gibi olmustu. Kendisini cok özel hissetmisti.

Her gün ne kadar büyüdügünü hesaplayan minik yavrum pastanin üzerindeki dört mumu heyecanla saydi ve dogum günü sarkisi esliginde mumlari üfledi.

Iyiki dogdun güzel yavrum, iyiki aydinlattin dünyami.

Pastayi keserken her yavru Hello Kitty´nin belirli bir yerini yemek istedi. Hem kesmeye kiyamadilar, hem de nerden yiyeceklerini tatistilar.

Kizimla birlikte yaptigimiz kalpli, cicekli, yildizli ve kelebekli kurabiyelerinde tadina bakildi, cok begenildi. Diger ikramlara bile dokunmayan yavrular direk pasta yemeye gectiler, sabredemediler.

Onca oyun ve pasta ziyafetinden sonra sira hediyelere gelmisti. Iste en heyecanli an. Ortaya bir sise koyarak cevirdik ve sisenin bas kismi kime isabet gösterdiyse o kisi hediyesini verdi.

Böylelikle minik kelebegim heyecan üstüne heyecan yasadi. Oyuncaklar, giysiler, takilar... derken anneciginden de bir pembe scooter hediye aldi.

Prenses haline bakmadan scooteri hemen sürmeye basladi. Iki tekerlekli oldugu icin düstü, kalkti ama pes etmedi...

Aksamin sonunda yavru melegim artik yorgun düstü. Yorgun prenses koltukta uyuyakaldi.
Hem güzeller güzeli ogluma hem de kücük kizima iki cihanda da huzur ve mutluluklar diliyorum.